|
|
21.10.2007 |
Sali aksami Merkez Bankasi gecelik faizi .5 puan indirdi. Ertesi gün Gaziantep’te bir panele katildim. Garanti Bankasi’nin düzenledigi toplantida Sanayi Odasi ve Ticaret Odasi baskanlari da konusuyordu. Izleyenlerin büyük çogunlugu da sanayicilerdi. Beklenecegi gibi para politikasi tartismalari gündeme damgasini vurdu. Iki oda baskani konuya cepheden girdiler. Merkez Bankasi’na ve para politikasina sert elestiriler yönelttiler. Salonun da onlari onaylayarak dinledigi çok belirgindi. Ben sunusumu daha genel ve yapisal düzeyde tutmaya çalistim. 2000 sonrasinda yasanan büyük ekonomik dönüsüme is alemi açisindan baktim. Yeni ortamin içerdigi firsatlara ve tehlikelere dikkat çektim. Para politikasina ve konjonktür sorunlarina ise çok kisa degindim. Ama tartisma bölümünde sadece faiz ve kur soruldu. Dolayisi ile para politikasi polemiginin içine ben de çekildim. Sicagi sicagina izlenimlerimi okuyucularimla paylasmak istiyorum. Neden böyle oluyor? Birincisi, insanlar faizin neden bu kadar yüksek tutuldugunu anlamakta zorlaniyorlar. Önce sorular söyle geliyor. Gecelik faiz neden bu kadar yüksek? Enflasyonla gecelik faiz arasindaki farkin böylesine açildigi baska ülke var mi? Hangi mantik bu farki açiklayabilir? Hemen ardindan ilk tepkiler seslendiriliyor. Merkez Bankasi kapris mi yapiyor? Yüksek faiz ve düsük kurun verdigi hasari görmüyor mu? Ekonomiden ve toplumdan nasil bu kadar kopuk olabiliyor? Sonra elestiri sertlesiyor. Merkez Bankasi’nin faizi yüksek tutmakta bir çikari mi var? Dolar cinsinden faizleri kimler aliyor? Para politikasinin tek hedefi Türkiye’ye sicak para çekmek midir? Ve esas konuya geliniyor. Yoksa cari islemler dengesi açiginin yüksek faize gelen sicak para ile finanse edilmesi üzerine kurgulanmis bir ekonomi modeli mi var? Bu modelin tasarim ve uygulamasinda IMF’nin sorumlugu nedir? Bunlari toplantida aldigim notlardan yazdim. Hepsi kelimesi kelimesine söylendi. Bu görüslerin ve benzerlerinin toplumda çok yaygin oldugunu katildigim baska toplantilardan da zaten biliyorum. “Akilli tasarim” mi? Bu bakis açisi bana biraz evrim teorisine karsi çikanlarin kullandiklari “akilli tasarim” görüsünü animsatiyor. Ne diyorlar? Yasam çok karmasik ve çesitlidir. Kör doga güçlerinin raslatisal evrimi sonucu ortaya çikmis olamaz. Gerisinde bir akil ve tasarlayan olmalidir. Ben evrim teorisini tercih ediyorum. “Yüksek faiz-degerli TL-büyük dis açik” üçlüsünün içiçeligini kabul ediyorum. Ama hükümetin ve Merkez Bankasi’nin bunu amaçladigini düsünmüyorum. Aksine, üçlünün hükümeti ve Merkez Bankasi’ni rahatsiz ettigini görüyorum. O zaman nereden çikiyor? Uzun süredir anlatiyorum. 2003 sonrasinda uygulanan para politikalari iyi niyetli idi ama yanlisti. Iyi niyet yanlisi engellemeye yetmez. Simdi Türkiye o hatali politikalarin bedelini agir sekilde ödüyor. Bu açiklamanin temel sorununu biliyorum. Içinde komplolar, çikarlar, dis güçler, vs. hikayeyi heyecanli kilan unsurlar yok. Bürokratlar, teknik yetersizlikler, deneyimsizlik, yanlis kararlar, vs. yani siradan olaylar var. Maalesef hayat böyle... |
| |
| |
|
|
Doviz Kurları |
1 EUR : 2,133 YTL
1 USD : 1,703 YTL |
|
|