| Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim |




Çok Okunanlar
  Yılbaşı biletleri satışa çıktı
  Suzuki geri vitese taktı
  MÜSİAD´tan tekstil raporu
  KOBİ´lere canyusu kredisi
  Finansbank ile sinema keyfi
  Bor için spremli savunma
  Yumurta kardeşliği rekor kırdı!
  İşte alınan ve alınacak önlemler
  OPEC petrol üretimini düşürecek
  Garanti´den hediye çeki

Rastgele Etiketler
suikast
İlker İnanoğlu
Kayıkçının Küreği
Murat Başesgioğlu
Orhan Pamuk
Tahran
Forbes
Gülben Ergen
Maria Bello
Kurtlar Vadisi
Naime Canoruç
Matrahı Amire
Yassıcaada
Türk Hava Yolları
HONDA
Yağmur Atacan
Koçtaş
Vanessa Zotth
Barack Obama
Çağla Şıkel




IMF’yi değerlendiriyoruz

Asaf Savaş Akat

email : akatas@bilgi.edu.tr



11.05.2008
IMF ile bir Standby Anlaşmaları dönemi daha bitti. Bu dizi 1999’un sonbaharında başlamıştı. Sekiz buçuk yılı kapsadı. Hazırlık dönemini ve önceki daha gevşek ilişkiyi de katarsak on küsur yıla çıkıyor.

Türkiye’nin IMF ile gerçekleştirdiği istikrar programları içinde, artısı ve eksisi ile, hem en uzunu hem de en başarılısıdır. Bundan öncekiler daha kısa sürmüştü. 1958’i hariç tutarsak, sadece geçici ve kısmi bir istikrarla sonuçlanmıştı.

IMF’nin kamuoyunda ciddi bir kutuplaşma nedeni olduğu biliniyor. Bir kesim IMF’yi kayıtsız şartsız destekledi. Ekonomideki tüm olumlu gelişmeleri ondan bildi. Diğer kesim ise aynı kararlılıkla karşı çıktı. Tüm olumsuzlukları IMF’ye bağladı.

Bu tür tartışmalı konularda kendi tavrımı açıklamayı severim. Program zaten bittiğine göre pratik bir yarar beklemiyorum. İlişkinin eski hali ile sürdürülmesine karşı çıktığımı zaten yeni yazmıştım.

Siyasi irade esastır

Durum tesbiti ile başlayalım. Sekiz buçuk yılda Türkiye ekonomisi büyük mesafe katetmiştir. Enflasyon, bütçe dengesi, kamu borcu, bankacılık kesimi, yabancı sermaye girişi, vs. tüm göstegeler daha sağlıklı, daha az kırılgan bir ekonomiye işaret etmektedir.

“Kökten IMF’ci” kesime göre bu gelişmeler IMF sayesinde olmuştur. Aralarında IMF’siz kalınca hızla eski günlere geri dönüleceğine inananlar çoktur. İç dinamiklerin etkisi yok denecek kadar azdır.

Bu görüşe kesinlikle katılmıyorum. Birazdan IMF’nin olumlu katkılarına değineceğim. Bence bugünkü istikrarın esas belirleyicisi IMF değildir. Türkiye’nin iç dinamikleridir.

Başarının anahtarı içeride ekonomik istikrarı hedefleyen siyasi iradenin varlığıdır. Nedenlerine burada girmeye gerek yok. Seçmen popülizmden soğumuştur. Hükümetler mali disipline uymuş ve acıtan reformları hayata geçirmiştir. İstikrarın getiren bunlardır.

Tersten örneği yakın geçmişte bulabiliriz. 1994 başında ekonomide yangın çıkınca Çiller IMF ile anlaştı. Ama ortalık biraz sakinleşince programı yarıda kesip eski usullere dönmekte tereddüt etmedi. 1999 sonrasında olmayan budur.

IMF’nin sevap ve günahları

Ya IMF? İstikrara hiç mi katkısı olmadı? Bunu söyleyemeyiz. İki kritik katkısı öne çıkmaktadır. Bir: iktisat politikalarına güvensizliği kısmen hafifletmiştir. İki: geçiş döneminde kaynak sağlamıştır. IMF kredisinin 30 küsur milyar dolara kadar tırmandığını unutmayalım.

Her ikisi de enflasyonla mücadele sürecinin ekonomik ve toplumsal maliyetini düşürmüştür. Sıfırlanması zaten mümkün değildir. Ama Türkiye’nin aynı politikaları IMF onayı ve kaynakları olmadan uygulaması halinde çok daha ağır bir bedel ödenirdi.

Ancak bilançonun pasifi de kabarıktır. 2001 krizinde ciddi sorumluluğu vardır. Fatura sadece Ecevit hükümetine ve bürokrasiye çıkartılamaz. O zaman da yazdık ve söyledik. ABD’de bugün yaşananlar bu vargıyı doğrulamaktadır.

Keza, 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikaları da IMF güdümünde gerçekleşmiştir. Ekonominin gelip sıkıştığı “sanayisiz, ihracatsız, istihdamsız ama enflasyonist büyüme” konjonktüründen kesinlikle IMF de sorumludur.

Neyse, bunun Türkiye’nin IMF ile son programı olmasını temenni ederek bitirelim.
 
 
 
 
   Dış açık ve finansman
   İlk yarıda bütçe
   Konumuz enflasyon
   İlginç mesajlar
   Bir kötümserin sıkıntıları
   İlk çeyrekte dış denge
   İlk çeyrekte dış ticaret
   ABD izlenimleri
   Enflasyon ve para politikası
   Enflasyon ve bütçe açığı
   Amerika’da kriz uyarıları
   Kalıcı istikrarın koşulları
   Bir kentin nasıl sahibi olmaz?..
   Ekim enflasyonu
   Erdal İnönü
   Üçüncü çeyrekte kamu borcu
   Orta sınıfı tanımlamak
   Referandum üstüne
   2008 bütçesi
   Bir toplanti izlenimleri
   Ilk yarida uluslararasi yatirim pozisyonu
   Ilk yarida net kamu borcu
   Sanayi üretiminde egilimler
   Temmuzda enflasyon
   İlk yarıda dış ticaret
   Seçim sonuçları ve ekonomi (3)
   Seçim sonuçları ve ekonomi (2)
   Seçim sonuçları ve ekonomi (1)
   Sıcakta kitap okunur
   İlk çeyrekte büyüme


Gündemdeki Konular
» Seçim
» Ergenekon

Ekonomi Köşesi

» Editörden

» Ekonomi Sözlüğü

» Forex Hakkında

» Teknik Analiz

» Borsa Sözlüğü

» Enflasyon Nedir

» Dünya Ekonomisi

» Kütüphane

Doviz Kurları
1 EUR : 1,983 YTL

1 USD : 1,572 YTL

Ercan Kumcu Düşük döviz kurlarının müptelası oluyoruz
Ercan Kumcu
Asaf Savaş Akat Siyah kuğu
Asaf Savaş Akat
Mehmet Barlas Türk olmanın dayanılmaz hafifliği üzerine çeşitlemeler
Mehmet Barlas


Anket
Döviz kurlarındaki artış sürer mi?

Artış devam edecektir. (457)
Artış duracaktır. (216)
Artış duracak azalışa geçecektir. (207)


Mahfi Eğilmez Küresel piyasada oyun oynamak
Mahfi Eğilmez
Hıncal Uluç Galatasaray´a üye olmak serbest kalmalı..
Hıncal Uluç
Güneri Cıvaoğlu Kutudan Çıkın
Güneri Cıvaoğlu

  Link Köşesi

» Mankenler

» Magazin

» Videolar

» Sibel Kekilli

» iddaa

» Seçim 2009

» Ak Parti

» Sağlık Danış

» News


 

     Firefox 2 Hosting Hizmetleri TOPlist