|
|
18 Ekim 2007 |
Türkiye ekonomisi 2001 Krizi´nden bu yana yillik bazda yüzde 7.5 büyüdü. Bu yil hedeflenen dogrultuda ekonomik büyüme devam ediyor.
Ihracat son bes yildir dolar bazinda yilda ortalama yüzde 22.2 büyüyor. Agustos ayi itibariyle ihracattaki yillik büyüme yüzde 22.7 oldu.
1984 ile 2000 yillari arasinda Türkiye´ye giren dogrudan yabanci sermaye 10.2 milyar dolar olmustu. 2001 yilindan bu yana yurda giren dogrudan yabanci sermaye 52.8 milyar dolar oldu. Yalnizca bu yilin ilk sekiz ayinda ülkemize 13.9 milyar dolar dogrudan yabanci sermaye geldi. Birlesmis Milletler Ticaret ve Kalkinma Örgütü´nün (UNCTAD) Dünya Yatirim Raporu´na göre, Türkiye en fazla dogrudan yabanci sermaye çeken ülkeler içinde 16. sirada. Gelismekte olan ülkeler içinde ise 5. siraya yükseldi.
2002 yilina kadar, son yirmi yilda ortalama enflasyon yillik ortalama yüzde 50 civarinda gerçeklesti. Simdi enflasyon yillik yüzde 7 civarinda.
Türkiye´de hane halklari mevduat yapip kredi kullanmayan ekonomik birimlerdi. Simdi, hane halklari mevduatlarinin yaklasik üçte biri kredi yoluyla yine hane halklari tarafindan kullanilmaya baslandi. Hane halklari finans sistemine daha genis bir yelpazede entegre olmaya basladilar.
Türkiye´de isgücü verimliligi küçümsenmeyecek boyutlarda artti. Imalat sanayinde 1997 yilinda bir isçi bir saatte 100 birim üretebilirken, 2006 yilinda ayni isçi ayni sürede 165 birim üretmeye basladi. Isgücü verimlilik artisinin çok önemli bir bölümü 2000´li yillarda gerçeklesti.
Resim böyle. Bu resim Türkiye´nin daha önce asina olmadigi bir manzarayi göstermektedir. Görmeye alismadigimiz bir tablo ile karsi karsiyayiz. Belli ki, alismakta da zorlanmaktayiz.
Bütün bu gelismelerin oldugu süre içinde hep düsük kurdan ve yüksek faizlerden sikayet edildi. Madem kurlar düsük, faizler dayanilmayacak kadar kötüydü de, bu tablo nasil olustu? Borçla degil. Daha önceleri de borç aliyorduk, ama bu resim karsimiza çikmiyordu.
ITIBAR CELLATLIGI
Hálá yüksek faizden sikayet ediliyor. Gazetelere kocaman ilanlar verilerek Merkez Bankasi üzerinde faizleri yüksek oranda indirmesi için baski yapilmaya çalisiliyor. Aslinda, bu girisimlerle geçmise özlem dile getiriliyor.
Merkez Bankasi üzerindeki bu çesit baskilar aslinda karar vericileri çok zor durumda birakiyor. Makro ekonomik gelismeler yüksek bir faiz indirimini hakli gösterse dahi, faiz indirim karari baskilar sonucunda alindi izlenimi yaratiliyor. Dogruyu yapmak süphe uyandirirken, süpheleri haksiz çikarmak ugruna yapilabilecek yanlislar ülke ekonomisine zarar verebilir.
Merkez Bankasi bu sekilde yanlis yapmaya zorlaniyor. Para politikasinin itibari sorgulanir hale getiriliyor. Halbuki, itibar cellatliginin sikayetçi kesimlere de bir faydasi yok.
Sali günü Merkez Bankasi kisa vadeli faizleri yalnizca yarim puan düsürdü. Yaygara yapanlara pek kulak asmadigini gösterdi sayilir. Yine de, artan belirsizlikler karsisinda Merkez Bankasi bu faiz indirimiyle küçümsenmeyecek riskler aldi.
RISKLER
Petrol fiyatlari varil basina 90 dolara yaklasiyor. Uluslararasi düzeyde siyasi belirsizlikler artmaya devam ediyor. Gelismis ekonomilerden kaynaklanan rahatsizliklar geçmis degil. Kamu finansmanindaki gevsemenin makro ekonomik sonuçlari henüz makro ekonomik dengelere yansimadi. Kamu sektöründeki olasi fiyat ayarlamalari enflasyon görünümünü alt-üst edebilir. Iç talep büyümesi yeniden hizlandi.
Bütün bu riskler karsisinda, yaygarayi birakalim da, Merkez Bankasi´nin basarisini ya da basarisizligini enflasyon hedefine ne denli yaklasildigi ile degerlendirelim. Resmi karartmayalim. |
| |
| |
|
|
Doviz Kurları |
1 EUR : 2,133 YTL
1 USD : 1,703 YTL |
|
|