Albay Dursun Çiçek´in Askeri Savcılığın kararına ve Genelkurmay başkanı Başbuğ´un açıklamalarına rağmen tutuklanması, muhalefetin de aklını karıştırdı. CHP ve MHP sözcüleri, Ankara´daki toz duman havayı CNN Türk´e şöyle yorumladı...
BELGE VARSA NEDEN ASKERE VERİLMEDİ?
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek:
Daha önce Genelkurmay Başkanı´nın açıklamalarında belge fotokopidir denildi ve kovuşturmaya gerek olmadığına karar verildi. Dünkü tutuklama sonrasında (Albay Dursun Çiçek´in tutuklanması) belgenin aslının Ergenekon savcısında olabileceği söyleniyor. Eğer varsa bu belge neden askeri savcılığa verilmemiştir?
İçişleri Bakanı, ´Emniyet´in elinde belgenin aslı yok´ demişti. Belki Ergenekon savcılarının elinde vardı. TSK devletin ayrı bir parçası değil. Belgenin aslı kimde ise bu alınıp verilmeli ve değerlendirme yapılmalı.
Askere sivil yargı yolunu açan yasada Anayasa´ya ve hukuka uygun düzenleme yapılmalıydı.
Uzun bir MGK toplantısı yapıldı. Üzerinde durulan konunun bir cümleyle ifade edilmesi, sağlıklı yorumlar yapılmasına olanak vermiyor. Taraflar detaylı açıklama yapmalı.
MGK´dan sonra Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve Başbakan´ın son tasarıyı (askere sivil yargı yolunu açan düzenleme) ele aldığı anlaşılıyor. Tarafların mutabakatı alınmadan hazırlanan bu düzenleme sorun çıkarıyor gibi görünüyor."
DİĞER BAKANLARDAN SAKLANAN NE?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural:
"Böyle bir tabloyu demokrasi haketmiyor. Askerin siyasete müdahale edilmesinden Türkiye´de kimler faydalanıyor? Vatandaş için bu tartışmaların nasıl fayda getirdiğini düşünüyoruz.
MGK toplantısından önce Türkiye´de asker-sivil gerilimi ve askere karşı
psikolojik savaş olduğu iddiaları vardı. Devletin kurumlarını yıpratmaya yönelik beyanlarda bulunanlar kimler? Bizzati Başbakan ve AKP olmuştur.
Sayın Gül´ün başkanlığında yapılan MGK sonrasında, "Beyanlar faydasızdır" mesajı verildi. Bu kendi kendilerini eleştirdiklerini gösteriyor.
Başbakan asker-sivil gerilimi üzerinden siyaset üretiyor. Devletin kurumları arasında uyum yok. Bu tartışma ve çatışma ortamı içinde kurumların yıprandığını düşünüyorum. Kaotik bir durum var.
MGK´dan sonra Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı neden mini zirve yapıyor? MGK nın altında alt Milli Güvenlik kurulları mı var? Diğer bakanlardan saklanan ne?
Genelkurmay Başkanı, ´Psikolojik savaşla karşı karşıyayım´ diyor. Devletin
güvenliğinden sorumlu en üst kurumun başındaki kişi bunu diyor. Milletin
derdiyle ilgilenecek bir parlamento görevde olmalı."