|
|
17.05.2007 |
Yıl 1992. Tansu Çiller ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı. Devlet Planlama ve Hazine´nin üst düzey bürokratlarıyla birlikte ABD´deyiz.. Cumhurbaşkanı Turgut Özal da orada.. Çiller´le birlikte çoğunluğu akademisyenlerden oluşan bir grubun yemeğindeyiz.. Yanımda bir tarih profesörü oturuyor.. Türkiye´yi çok iyi tanıyor.. Çok de sevdiğini söylüyor. Babası Robert Kolej´de hocaymış. Çocukluğu İstanbul´da geçmiş.. İlkokula orada başlamış.. Konu dönüp dolaşıp o günlerde tırmanmaya başlayan teröre ve Güneydoğu´ya geliyor.. Benden bir kağıt istiyor.. Yanımda yemeğin davetiyesi var.. Uzatıyorum.. Arkasına, benim diyen bir Türk´ün bile zor çizeceği güzellikte bir Türkiye haritası çizerek vilayetleri işaretliyor, sonra Güneydoğu ve Doğu sınırlarımızla ilgili olarak görüşlerini harita üzerinde anlatıyor (Türkiye´yle ilgili bilgisi beni o kadar etkilemiş ki, arkası haritalı davetiyeyi hala saklarım). Sonra konu giderek o günlerin çok geçerli sloganı "Adriyatik´ten Kore´ye kadar sadece Türkçe konuşarak gidebilirsiniz" e geliyor. Konuya masadaki diğerleri de katılıyor.. Koskoca Asya kıtasını "Tek dil konuşarak geçmek" tartışılırken söz eski CIA ajanı Graham Fuller´in o günlerde çok popüler olan kitabına geliyor: Sovyetler Birliği çökmüş.. Orta Asya´da birçok yeni devlet var.. Rusya yeniden güçlenip buralara inmeden önce Amerika bir şekilde Orta Asya´da kontrolü ele almalı.. Nasıl? Orta Asya´da "Türk" olmak önemli ama tek başına yeterli değil.. Onlar zaten 5 bin yıldır Türkler.. Oysa, neredeyse 100 yıldır yaşayamadıkları büyük bir özlemleri var: İslamiyet.. İran´a ve Libya´ya benzemeyen, gerçek anlamda demokratik temellere oturan siyasal İslam bu bölgeye egemen olur.. O halde? İran´la yıldızı barışmayan Amerika´nın Türkiye ile ilgili klasik politikası.. Türkiye´de yüzü Batı´ya dönük, demokratik bir İslam Cumhuriyeti kurmak.. Tacikistan dışında hepsi Sünni olan tüm Türki ülkeler için çağdaş bir model oluşturmak, bir önder ülke yaratmak.. Ve bizi, hele o günlerde coşkuyla bağırlarına basan, işadamlarımıza kapılarını sonuna kadar açan bu ülkeleri Türkiye üzerinden kontrol etmek.. Rusya toparlanmadan önce buralara girebilmek.. İtiraz ettim tabii.. Senaryo iyi planlanmıştı da, bize uymuyordu.. Türkiye´de İslam devleti hayaldi. Atatürk ilkeleri ve laisizm birçoğumuz için adeta bir ibadetti. Türkiye´de laikliğin güvencesi güçlü kurumlar vardı. Karşıt fikirler tabii ki olacaktı ama her zaman azınlıkta kalacaklardı.. Bugüne kadar da öyle olmuştu.. Konuşmam bitince, yanımda oturan Türk dostu profesör, hafifçe eğildi: "Hiç belli olmaz" dedi.. "On sene, on beş sene, belki daha sonra.. Bir gün alternatifsiz kalabilirsiniz.. Bir başka çözüm kalmayabilir.." |
| |
| |
|
|
Doviz Kurları |
1 EUR : 2,068 YTL
1 USD : 1,519 YTL |
|
|