|
|
05.07.2007 |
2007 yılının ilk çeyreğinde GSYİH yüzde 6.8, GSMH ise yüzde 6.7 oranında büyümüş bulunuyor. Üretim yöntemiyle yapılan hesaplamaya baktığımızda ekonominin yüzde 10´unu temsil eden tarım kesiminde zayıf bir büyüme (yüzde 1.1), ekonominin yüzde 25´ini temsil eden sanayi kesiminde güçlü bir büyüme (yüzde 7.5), ekonominin yüzde 5´ini temsil eden inşaat kesiminde çok hızlı bir büyüme (yüzde 16.2), ekonominin yüzde 5´ini temsil eden ithalat vergisinde yüzde 8.8´lik bir büyüme ve ekonominin geri kalan yüzde 55´ini temsil eden hizmetler kesiminde de yüzde 6 dolayında bir büyüme ortaya çıktığını görüyoruz. İlk çeyrekte sanayi üretim endeksindeki değişimin yüzde 8.5 dolayında olduğunu dikkate alırsak sanayi kesimi üretimindeki değişimin üç aşağı beş yukarı ekonominin genel büyümesini belirlemeye devam ettiğini söylememiz mümkün. Harcamalar yöntemiyle yapılan GSYİH büyümesi hesaplamalarına baktığımızda 2007 yılının ilk çeyreğinde özel tüketim harcamalarının yüzde 1.6, devletin nihai tüketim harcamalarının yüzde 9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu harcamalarının yüzde 3, ihracatın da yüzde 14 büyümüş olduğunu, buna karşılık ithalatın büyümesinin yalnızca yüzde 4.2´de kaldığını görüyoruz. 2007 yılının ilk çeyreğinde çıkan bu sonuçlara karşın yıl ortalamasında büyümenin düşmesi bekleniyor. Ocak ayında yüzde 15 dolayında sergilediği sıçrama ile büyümeyi buralara çeken sanayi üretiminin izleyen aylarda çizdiği düşüş eğilimi (şubat 7.3, mart 3.2 ve nisan 1.4) ve tarım kesiminde yaşanan kuraklık büyümenin hız kesmesine neden olacak. Öte yandan harcamalar açısından da asıl itici güç olan özel nihai tüketim harcamalarının oldukça hız kesmiş olması da ikinci çeyrekte düşük bir büyüme performansı beklememize neden oluyor. 2003 yılı başından bu yana geçen dört yıl üç aylık zaman diliminde GSYİH´mız yaklaşık olarak yüzde 7.2´lik bir ortalama oranla büyümüş. Bu, sürdürülebilir büyümeyi uzun yıllar yakalayamamış olan bir ekonomi için oldukça başarılı bir performans. 2007 yılının ilk çeyreğine ilişkin olarak açıklanan dış borç stoku özel kesimin dış borçlarının büyümeye devam ettiğini gösteriyor. İlk çeyrek sonuçlarına göre toplam dış borç stokumuz 213.4 milyar dolara erişmiş durumda. Bunun 126.4 milyar doları özel kesime, 15.6 milyar doları TCMB´ye ve 71.4 milyar doları da kamu kesimine ait bulunmaktadır. 2003 yılı başında Türkiye´nin dış borç stoku 129.7 milyar dolardı. Bunun 44.1 milyar doları özel kesime, 22 milyar doları TCMB´ye ve 63.6 milyar doları da kamu kesimine ait bulunuyordu. 2003 yılının ilk çeyreğinden 2007 yılının ilk çeyreğine kadar geçen süre içinde özel kesim dış borç stoku üç kat artmış. 2002 sonunda GSYİH´nın yalnızca yüzde 11´i olan özel kesim dış borç stoku 2007´nin ilk çeyreğinde yüzde 32´ye dayanmış durumda. Böylesine büyük miktarda dış finansman bulabilmek de bir başarı olarak ortaya konulabilir doğal olarak ama ne var ki bunlar geri ödenmesi gereken kaynaklar. Türkiye hızlı büyüyor. Bu büyümeyi sağlamak için yatırım malları, ara malları ve hammadde ithalatına ağırlık veriyor ve cari açığı büyütüyor. Cari açığı finanse edebilmek için dış kaynak kullanıyor. Bunun önemli bir bölümü dış borçla yapılıyor. Sorunlarımız yer değiştiriyor. Eskiden kamu kesimi borçlanırdı, şimdi özel kesim. 2007 yılının ilk çeyreğine ilişkin en olumlu veri büyüme oranının yüksekliği değil. İhracatın ithalattan hızlı artış göstermiş olması. |
| |
| |
|
|
Doviz Kurları |
1 EUR : 2,068 YTL
1 USD : 1,519 YTL |
|
|