| Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim |




Çok Okunanlar
  4 üniversite personel alacak
  Bayram bereketi esnafa yaradı
  Villalar yarı fiyatına indi !
  Ankara´da elektrik kesintisi
  Araç muayenesinde yeni dönem!
  Memurları sevindirecek artış
  Öğrenim yılına ulaşım önlemi
  Havanın soğumasını bekliyorlar
  Karsan’dan otobüs ihracatı
  Sinema akademisine taze kan

Rastgele Etiketler
Elizabeth Hurley
Erkan Tan
Almanya
Beyaz Saray
Bilecik
Linda Evangelista
Feridun Emecen
Özcan Deniz
Pentagon
Çankaya
Yozgat
Nuri El Maliki
Romantik
Cem Yılmaz
porno
Moskova
Julia Roberts
Tahran
İtalya
Lincoln




Merkez Bankası faiz indirmeli

Mahfi Eğilmez

email : mahfie@garanti.com.tr



07.08.2007

Önceki yazılarımda seçim ekonomisi izlendiğini ve bütçe hedeflerinden sapıldığını yazmış ve bunun enflasyonist baskıları artıracağını ve buradan hareketle de Merkez Bankası´nın kısa sürede faiz indirmesinin
doğru olmayacağını ve bankanın bir süre daha bekleyerek enflasyonun düşüşünden emin olması gerektiğini vurgulamıştım. Merkez Bankası da benzer açıklamalarla faiz indirimi için beklemesi gerektiğini belirtmişti. Bunların hemen ardından iki önemli gelişme oldu: Maliye Bakanlığı 2007 yılı bütçe hedeflerini revize ederek bütçe açığı tahminini yarı yarıya düşürdü ve enflasyon önemli oranda geriledi.
Geçmişte böyle bir şey oldu mu hatırlamıyorum. Gerçekleşme tahminleri hep başlangıçta tahmin edilen bütçe açığının artması yönünde olurdu. Sanırım ilk kez bir hükümet bütçe açığı tahminini yarı yarıya azalma yönünde revize etti. Buna göre vergi gelirlerinde 0.5 milyar YTL´lik bir azalma olmasına karşılık vergi dışı gelirler (özelleştirme başta olmak üzere) 5.5 milyar YTL artarak gelirlerin 5 milyar YTL kadar yükselmesine neden oluyor. Buna karşılık faiz giderleri ilk tahmin düzeyinde tutulduğu halde faiz dışı giderler azalıyor ve toplam bütçe giderleri 3 milyar YTL kadar geriliyor. Bütç gelir ve giderlerindeki bu revizyonun sonucunda bütçe açığı 16.8 milyar YTL´den 8.5 milyar YTL´ye ve bütçe açığının GSMH´ya oranı yüzde 2.7´den yüzde 1.3´e düşerken, faiz dışı fazlanın GSMH´ya oranı yüzde 5.7´den yüzde 7´ye yükseliyor. Bütçe ile ilgili iki şey söylemek mümkün. Birincisi; seçimlerin kasım ayında yapılacağı düşüncesiyle daha uzun süreli gevşek maliye politikası uygulanacağı varsayımına dayalı olarak biraz bol tutulmuş olan bütçenin erken seçim dolayısıyla eskisi kadar fazla harcamaya gerek kalmayınca sıkılaştırılmış olmasını son derecede olumlu bir yaklaşım olarak değerlendirmek gerekir. İkincisi; bu sıkılaştırmayla Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası´nın ve kamuoyunun seçim ekonomisi argümanlarını elinden almış oldu. Ve dönüp Merkez Bankası´na "Ben gereğini yaptım, sıra sende" dedi.
Bu gelişmenin hemen ardından enflasyon oranları açıklandı. Buna göre yıllık enflasyon ÜFE´de yüzde 2.08´e, TÜFE´de ise yüzde 6.9´a düşerek Merkez Bankası´nın orijinal hedef aralığının içine doğru yönlenmiş oldu. Dolayısıyla Merkez Bankası´nın ve ben de dahil bir çok kişinin seçim ekonomisinin enflasyonu artıracağı yönündeki tahmini doğru çıkmadı. Enflasyon düşmeye devam etti.
Öte yandan cari açığın finansmanında doğrudan yabancı sermaye girişlerinin giderek artmış olması, borçlanmaya eskisi kadar mahkûm olmadığımızı ve her ne pahasına olursa olsun yabancı kaynak bulmamız gerekmediğini ortaya koyuyor.
Bu noktadan sonra iki konu önem kazanıyor. İlki; Hazine´nin iç borçlanma programını yeniden ele alıp toplam borçlanma miktarını hızla revize etmesi. 16.8 milyar YTL´lik bütçe açığını finanse etmek üzere hazırlanmış bulunan borçlanma programı artık anlamını yitirdi. Bu programın 8.5 milyar YTL´lik bütçe açığını finanse etmeye göre revize edilmesi gerekiyor. Bu revizyon sonucunda faiz giderleri kaleminde de azalma olabilir. Yani bütçenin aslında revize edilenden bile daha iyi olması olasılığı var. İkincisi ve daha önemlisi, Merkez Bankası´nın, cumhurbaşkanlığı seçiminin sorunsuz geçilmesi mümkün olursa, hemen ardından faizi indirmeye başlaması gerekiyor. Şimdiye kadar sürekli olarak Merkez Bankası´nın faiz kararında zorlanmaması gerektiğini savundum. İlk kez tersini söylüyorum. Bütçenin bu kadar sıkılaştırıldığı, enflasyonun hedefe yönlendiği bir ortamda Japon ev kadınlarının kendi bankalarından Yen üzerinden yüzde 0.5 faizle kredi alıp Türkiye´ye YTL üzerinden yüzde 18 ile yatırarak faiz farkından zengin olmalarını seyretmenin anlamı yok.
Enflasyon düşüyor, doğrudan yabancı sermaye girişi cari açığı önemli ölçüde finanse ediyor, Maliye Bakanlığı da gereğini yaptı. Sıra Merkez Bankası´nda.

 

Adınız & Soyadınız :   

E-Mail Adresiniz :   

Yorumuz :   


Siz de yazar olmak ister misiniz?

Bize ulaşın. İletişim

 


 
   Kahire, Nil turu
   Türkiye ve rakipleri
   Küresel piyasada oyun oynamak
   Kahire, Nil turu
   Bu nasıl kriz?
   Türkiye birinci lige çıkabilir mi?
   İhracat nasıl rekor kırıyor?
   Kapalıçarşı
   Daha nasıl destek olsun?
   Hedefi ıskalamak
   Dolar dünya parası olmaktan çıkar mı?
   Döviz rezervi
   Atatürk Lisesi´nden benzer anılar
   Yalnız GSMH ile yaşanmaz
   IMF´nin mesajlari
   Sikintili dönem basliyor
   Haftanin özeti
   Ilanla faiz indirimi
   Türkiye-IMF iliskisinde son durum
   Durum tespiti
   Hattuşa´da susuzluk
   La Granja ve Alacahöyük
   Değerlenen TL ve ihracat artışı
   Siyaset dipte, borsa zirvede
   Avrupa´da sondan ikinciyiz
   Hatşepsut´un mumyası
   Büyüme ve Dış Borçlar
   Seçimden sonra tufan
   Alanya, Rusya ve Çin
   Faiz dışı fazlayı azaltmak


Gündemdeki Konular
» Hakkımızda
» Seçim
» Ergenekon

Ekonomi Köşesi

» Editörden

» Ekonomi Sözlüğü

» Forex Hakkında

» Teknik Analiz

» Borsa Sözlüğü

» Enflasyon Nedir

» Dünya Ekonomisi

» Kütüphane


Ercan Kumcu Sevinelim ama şımarmayalım
Ercan Kumcu
Asaf Savaş Akat Gelir deflasyonu
Asaf Savaş Akat


Anket
Referandumdaki oyunuz nedir?

Hayır (691)
Evet (619)
Boykot (152)
Kararsız (15)


Samet Demirtaş Bırakınız Batsınlar, Bırakınız Bitsinler!!!
Samet Demirtaş
Mahfi Eğilmez Küresel piyasada oyun oynamak
Mahfi Eğilmez

  Link Köşesi

» Mankenler

» Magazin

» Videolar

» Sibel Kekilli

» iddaa

» Seçim 2009

» Ak Parti

» Sağlık Danış

» Çeşme Tatil

» Bağkur

» SSK