|
|
18/10/2007 |
Sali sabahi gazeteleri açanlar sanayici ve ihracatçi derneklerinden isveren ve isçi sendikalarina kadar yayilan bir genislikteki sivil toplum kuruluslari tarafindan TCMB´ya faizi indirmesi için çagrida bulunulan bir ilanla karsilastilar. Ayni günün aksami TCMB, enflasyonun orta vadeli hedefe yakin gerçeklesme olasiliginin yüksek oldugu gerekçesiyle faizi 0.50 puan indirdi. Gazetelere ilan vererek TCMB´yi faiz indirimine davet edenlerin iki beklentisi var: (1) TCMB faizi indirirse tasarruftan tüketime yönelen pay yükselecek, sonuçta satislar ve üretim artacak, böylece de yeniden hizli büyümeye dönülecek. (2) Faiz indirimi tasarrufu düsürerek YTL´ye olan talebi azaltip YTL´nin deger kaybetmesine yol açacak, böylece de ihracatin çekici, ithalatin caydirici hale gelmesi saglanacak ve cari açik düsecek. Bu yaygin inançlarin ne kadar dogru oldugunu kimse bilmiyor. Çünkü henüz bu alanda Türkiye´de kanitlanmis bir çalisma yok. Faiz indirimi, bazen beklenenin tam tersine sonuçlar vererek, ileride faizin daha da inecegi beklentisi yaratip tasarruflari artirabildigi gibi ekonominin daha iyiye gittiginin sinyali olarak algilanip YTL´nin degerlenmesine de yol açabiliyor. Nitekim TCMB tarafindan FED´in faiz indiriminden önce gerçeklestirilen önceki faiz indiriminden hemen sonra YTL´nin deger kazanimi hizlandi. TCMB´nin faiz oranlarini enflasyon hedefine yaklasilmasini temel gerekçe ve dayanak göstererek indirmesiyle çakisan bazi gelismeler söz konusu. Maliye Bakanligi´nin açikladigi eylül ayi bütçe verilerine göre bütçe yilin ilk dokuz ayinda 12.2 milyar YTL açik verdi. Geçen yilin ayni döneminde açik 1.4 milyar YTL idi. Geçen yilin ilk dokuz ayi ile karsilastirildiginda toplam harcamalar yüzde 19, faiz disi harcamalar yüzde 21, faiz harcamalari yüzde 14 artarken, toplam gelirler yüzde 11, vergi gelirleri ise yüzde 9.5 artmis bulunuyor. Bu sonuçlarla faiz disi denge geçen yila göre yüzde 16 dolayinda azalma göstermis durumda. Ilk dokuz aya iliskin bütçe sonuçlari hükümet yetkililerinin faiz disi fazlayi azaltarak kaynak yaratacaklari söylemenin yasama geçirilmeye basladiginin somut göstergesi niteliginde. Seçimlerden önce CHP´nin kaynak yaratma araci olarak açikladigi faiz disi fazlayi indirme yaklasimini o zaman elestirmis ve "Faiz disi fazlayi azaltarak degil, artirarak kaynak yaratilir" demistik. Faiz disi fazla toplam gelirlerden faiz disi farcamalar düsülerek bulunuyor. Ki aradaki pozitif fark faiz harcamalarinin ödenmesinde kullanilsin, hiç degilse borçlanma faiz giderleri için yapilmasin diye. Faiz disi fazlanin düsmesi üç yolla olur: Ya gelirler düser, ya faiz disi harcamalar yükselir ya da faiz disi harcamalar gelirlerdeki artistan daha fazla artar. Türkiye üçüncü durumu yasiyor. Hükümet yetkilileri bu yolla kaynak yaratacaklarini açikladiklarina göre bu bilinçli bir sonuç. Yani bilerek ve isteyerek faiz disi harcamalarin gelirlerden hizli artmasina yol açiliyor. Böyle bir gelisme yakin gelecekte bütçe açigpinin büyümesi ve enflasyonun artmasi sonucunu verebilir. Bütçe açiginin arttigi ve yetkililerin faiz disi fazlayi düsüreceklerine iliskin açiklamalar yaptigi bir ortamda, TCMB´nin faiz indirimini enflasyonun orta vadede hedef araliginda kalmasi beklentisine dayandirmasi gerçekçi görünmüyor. Bence faiz indiriminin hangi sonuçlari vereceginden çok daha önemli bir sey var. Böyle ilanla faiz indirimi yapildiginda bir sonraki Para Politikasi Kurulu toplantisindan önce de benzeri baskilar ortaya çikacak demektir. O zaman TCMB´nin piyasalara liderlik etmesi, para politikasini faiz politikasi araciligiyla yönetmesi imkani kalmayacak demektir. Son görünüm budur. Yani TCMB´nin faiz konusunda piyasalara liderlik etmesi degil, piyasalarin TCMB´na liderlik etmesi söz konusu olmaya baslamistir. Piyasalara liderlik edemeyen bir Merkez Bankasi´na piyasalar liderlik etmeye baslarsa para politikasi uygulanamaz. Bu yalnizca TCMB için degil FED için de, dünyadaki öteki Merkez Bankalari için de geçerli bir endise. Isteklerini istedikleri yollarla, o arada ilanlar vererek, duyurmak bireylerin ve sivil toplum kuruluslarinin en dogal hakki. Ama Merkez Bankalarinin sorumlu oldugu alanda kulaklarini bu tür baskilara tikamasi sart. Aksi takdirde her faiz indiriminin ardinda bu tür baskilarin oldugu genel kabul görmeye basladiginda Merkez Bankalarinin ve dolayisiyla para politikasinin kredibilitesi biter. Maliye politikasinin kredibilite kaybettigi bir dönemde para politikasi da ayni akibete ugrarsa ekonomideki gidis tersine dönebilir. |
| |
| |
|
|
Doviz Kurları |
1 EUR : 2,068 YTL
1 USD : 1,519 YTL |
|
|