|
|
21/10/2007 |
Haftanin en önemli olayi kuskusuz Irak´a sinir ötesi operasyon yapmaya imkân saglayan tezkere idi. Hazirlanisi, sunulusu ve TBMM´den geçisi hep piyasalarda harekete neden oldu. Ilk anlarda YTL deger kaybetti, faizler yükseldi, sonradan dünyadan gelen tepkilerin sinirli kalmasi sonucu YTL yeniden deger kazanmaya ve faizler de düsmeye yöneldi. Tezkerenin geçisinden sonra ABD Kongresi´nde Ermeni tasarisi konusunda olusmaya baslayan Türkiye lehine hava degisimi de piyasalarin sogumasina yardim etti. Piyasalarda soguma olusmasina karsin petrol fiyati eski düzeyine inmedi henüz. Demek ki önümüzdeki dönemde, simdiye kadar olusan etkilerin yani sira, ABD Kongresi´ndeki egilimler ve Türkiye´nin sinir ötesi operasyonu arasinda degisen bir güç dengesi izleyecegiz ve ekonomi bu dengenin aldigi biçimden etkilenecek. TCMB Para Politikasi Kurulu faiz indirimi karari da haftanin önemli olaylarindan birisiydi. Piyasada mali kesim yöneticilerinin beklentisi 0.50 puan dolayinda yogunlasirken reel kesim yöneticilerinin istegi en az 1 puan ve tercihan 1.5 - 2 puan çerçevesinde toplaniyordu. TCMB, faizi 0.50 puan indirerek mali kesimin beklentilerine cevap vermis ama reel kesimin tepkisini çekmis oldu. Tezkere sonrasinda ABD Kongresi´nin Ermeni tasarisina karsi yumusayan egiliminin yani sira YTL´nin deger kazanmasinda bu kararin da etkisi oldu. Ne var ki beklentilere cevap veremedigi düsünüldügü için etki sinirli kaldi. Bu kararin öncesinde gazetelere verilen tam sayfa ilanlarla yapilan faiz indirimi çagrisi bir ilk olarak literatüre geçti. Bundan sonraki Para Politikasi Kurulu toplantilari öncesinde bu tür ilanlari sik sik görecegiz demektir. Böylece Türkiye, para politikasini kamu oyuyla birlikte yönetmeye baslayan tek ülke olarak demokratik yönetim tarzinda hakettigi yeri alacak gibi görünüyor. Bütçenin ilk dokuz aylik sonuçlari açiklandi. Yillardir çesitli fedakarliklarla düsürülen bütçe açigi büyüyor, daha da önemlisi faiz disi fazla düsüyor. Hükümet yetkilileri faiz disi fazlayi azaltarak kaynak yaratacaklarini söylüyorlar ki zaten sonuçlar o yaklasimin çoktan uygulamaya kondugunu gösteriyor. Defalarca söyledim bir kez daha söylüyorum: "Faiz disi fazlayi azaltarak yaratilacak kaynak borçlanmak demektir." Açiklanan ayrintili veriler ilk dokuz ayda harcamalarin yüzde 19, faiz disi harcamalarin yüzde 21.1, gelirlerin yüzde 10.7, vergi gelirlerinin ise yüzde 9.5 arttigini gösteriyor. Toplam vergi gelirlerinin yüzde 67´sini olusturan dolayli vergilerdeki artis orani ise yalnizca yüzde 5.5. Yani tüketim düstükçe vergi tahsilati da hizla düsüyor. Agirligi dolaysiz vergilerden alip da dolayli vergilere verince bu sonuç kaçinilmaz oluyor. Yarin öbür gün özellestirme gelirleri düsmeye baslayinca bakalim bütçeyi nasil finanse edecegiz? Tezkere yalnizca iç piyasada degil dis piyasada da etkili oldu ve ham petrol fiyati 80 82 dolar/varil araligindan 86 90 dolar/varil araligina tirmandi. Bu düzey yeni bir petrol fiyati rekoru demek. Bizim açimizdan da, bütün öteki petrol ithalatçisi ülkeler için oldugu gibi, ithalat faturasinin kabarmasi ve dolayisiyla cari açigin artmasi demek. Bir yandan YTL´nin deger kazanmasi ve ekonomik aktivitenin yavaslamasiyla ithalatin hiz kesmesi cari açigi düsürücü etki yaparken öte yandan petrol fiyatlarindaki artis açigi artirici etki yapiyor. Futbolda, isin içine milli duygulari, sehitleri katsak da sonuçta kendi evimizde Yunanistan´a 1 0 yenildik. Fatih Terim´in kendisine yönelik elestirileri cevaplayabilmek için hatalarinda israr ettigi bir maç izledik. Zaten kendisi de ben ders almam ders veririm diyerek hatada israr edeceginin ipuçlarini vermisti. Fenerbahçe´de aylardir oynamayan Tümer´in milli takima alinmasi bu yaklasimin bir yansimasi. Zico´ya ders vermek istiyormus gibi. Diyelim ki Norveç´i de Bosna Hersek´i de yendik ve ikinci olup gruptan çiktik. Bu ders almayan yaklasimla çiktigimiz yerde bir sey yapmamiz mümkün görünüyor mu size? |
| |
| |
|
|
Doviz Kurları |
1 EUR : 2,133 YTL
1 USD : 1,703 YTL |
|
|