|
|
23/10/2007 |
AKP´nin ilk iktidar dönemi 2002 sonu ile 2007 Temmuz arasini kapsadi. Ekonomik açidan degerlendirme yaparken 2002 sonundaki göstergeleri devraldiklari ekonomik yapi olarak kabul ettik. Buna göre ilk iktidar döneminin sonunu da seçimin yapildigi Temmuz 2007 sonu göstergelerine göre ele almamiz gerekiyor. Bu degerlendirmeyi daha önce yapmis ve göstergelerden hareketle basarili oldugunu vurgulamistim. Bu vurguyu yaparken de bazi basarilarin oldugundan çok daha büyük görünmesinin altinda 2001 krizinin yarattigi dibe vurustan çikisin etkisi, kurun düsüklügünün etkisi gibi bazi konularin yattigini, izleyen dönemde bu etkilerin kaybolmaya baslayacagini belirtmistim. Artik AKP´nin ikinci iktidar döneminde bulunuyoruz. Bu dönem 2007 Temmuz sonundan basliyor. Yavas yavas gelecek döneme iliskin büyüklükler açiklanmaya basladi. 2007 yilinda GSMH´nin 647 milyar YTL (489 milyar dolar) olacagi ve 2008 yilinda da 716.6 milyar YTL´ye (520 milyar dolar) yükselecegi tahmin ediliyor. 2008 yili için ortalama dolar kuru 1.378, petrol fiyati da 71.2 dolar / varil olarak alinmis bulunuyor. Her iki varsayimin da gerçekçi olmadigini düsünüyorum. Eger bu yili 1 USD = 1.2 YTL paritesiyle tamamlarsak 2008´i 1.55 ile tamamlamamiz gerekir ki ortalama kur 1.378 olsun. Bu da YTL´nin yüzde 30 deger kaybetmesi demek. Petrol fiyatlari bugün geldigimiz 86 dolar/varil düzeyinden 71.2 dolar / varil düzeyine gerileyecegine göre dünyada ekonomik durum iyiye gidecek demektir. Böyle bir ortamda ne olacak ta YTL dolar karsisinda yüzde 30 deger kazanacak? Maliye Bakani 2008 bütçe tahminlerini açikladi. 2006 yilinda bütçe faiz disi fazlasi GSMH´nin yüzde 7.3´ü, bütçe açiginin GSMH´ya orani ise yüzde 0.7 idi. Bu sonuçlar Türkiye´nin uzun yillar görmedigi kadar düzgün bir bütçeyi isaret ediyordu. Buna karsilik özellestirme gelirleri basta olmak üzere bir defaya özgü gelirlerin (diger gelirlerin önemli bir bölümü) yüksekligi bu basarinin tekrarlanmasinin zor oldugunu, o nedenle harcamalarin mutlaka denetim altina alinmasi gerektigini söylüyordu. 2007 yilinda hükümet, böyle bir seye ihtiyaci olmamasina karsin, seçim ekonomisi uyguladi. 2007 yilinin baslangiç bütçesi bunu açikça gösteriyordu. Bütçe açigi dört kat artiyor, faiz disi fazla düsüyordu. O zaman bunu çok elestirdik. Cevaplar söyleydi: "Seçim dolayisiyla bazi harcamalar öne çekildi, seçim bitince bu harcamalar duracak ve her sey eskisi gibi olacak." Nitekim Maliye Bakanligi seçimden hemen sonra 2007 gerçeklesme tahminini açikladi. Buna göre bütçe açigi baslangiçtakinin yarisina düsüyor, faiz disi fazla yüzde 6.5´in üzerine çikiyordu. Temmuz ve agustos sonuçlari gidisatin bu açiklamaya uygun olmadigini ortaya koyunca Maliye Bakanligi bu kez o revize açiklamanin kendilerini baglayan bir tahmin olmadigini belirttiler ve ilk tahminin geçerli oldugunu söylediler. Geçtigimiz hafta 2008 yili bütçe tahminlerinin sunumu yapilirken 2007 için son gerçeklesme tahmini açiklandi. Buna göre faiz disi fazla yüzde 5.3´e gerilerken bütçe açigi da yüzde 2.5´e çikiyor. 2008 bütçesi su sikintilari içeriyor: (1) Vergi gelirleri beklendigi gibi artmiyor. Bunun nedeni tüketimin düsmesi sonucu vergilerin üçte ikisini olusturan dolayli vergilerin de paralel bir düsüs içine girmis olmasi. Bu durumda 2008 yili için öngörülen yüzde 13 oranindaki vergi geliri artisi gerçekçi görünmüyor. (2) Faiz disi giderler 2007´de denetlenemez bir artis içindeydi. O çerçeveden bakilinca 2008 için öngörülen yüzde 5 oranindaki faiz disi harcama artisi gerçekçi olmayan bir oran. Faiz disi harcamalarin en az geçen yilki kadar artmasi halinde yüzde 18´lik bir artis oraninin altinda kalabilmesi söz konusu degil. (3) Bu söylediklerim gerçekçi degilse 17.8 milyar YTL´lik bütçe açigi da gerçekçi degil. Faiz disi fazlayi 1 puan indirerek kaynak yaratmayi hedefleyecegini söyleyen hükümet bunu çoktan yapmis bile. Yani bu artik bir hedef degil, bir itiraf olarak kabul edilmeli. |
| |
| |
|
|
Doviz Kurları |
1 EUR : 2,133 YTL
1 USD : 1,703 YTL |
|
|