| Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim |




Çok Okunanlar
  Altına yatırımın tam zamanı
  Kim ne kadar maaş alacak?
  Kart ücretinde karmaşa
  3 bin 200 dk. ücretsiz konuşma
  Bankasız havale hizmeti
  Kredi kartı sahiplerine müjde!
  Memur hayal kırıklığına uğradı
  Erkekler için külotlu çorap
  Hükümetten memura öneri
  İstanbul´da dev Afrika zirvesi

Rastgele Etiketler
İsrail
Carmen Kass
Sharon Stone
Bodrum
28 Şubat
Tahran
Porsche
Alaattin Çakıcı
Otomobil
22 Temmuz
Bilge Öztürk
Fatih Tekke
Silopi
Korkut Tuna
Sebahat Tuncel
Mehmet Aydın
Tan Sağtürk
Süleyman Demirel
Caprice Bourret
Başbakan Tayyip Erdoğan




Türk olmanın dayanılmaz hafifliği üzerine çeşitlemeler

Mehmet Barlas

email : mbarlas@sabah.com.tr



28.07.2008
Ergenekon iddianamesini okudukça hep aynı düşünce takılıyor zihnime.
- Ya bu iddianamede yazılanlar doğruysa?
Bırakın bu iddiaların tamamının doğru olmasını.
- Ya bu yazılanların yarısı doğruysa?
Yaşını başını almış, meslek sahibi, toplumda yer edinmiş insanların böylesine bir akıl dışı oyun planının kurucuları ve aktörleri olmasını aklım almak istemiyor.
Shakespeare, benim en sevdiğim yazar. Oyunlarında da, şiirlerinde de insanlığın bütün zaaflarını inanılmaz bir ustalıkla yakalamış. Ama o kadar doğurgan bir yazar ki, onun kahramanlarının tümünü ezberleyip bir yere yerleştirmek çok zor.
Yıllar önce NewYork´taki Barnes And Nobles kitabevinde "Shakespeare´de Kim Kimdir" (Who Is Who In Shakespeare) başlıklı bir çalışma bulunca çok rahatlamıştım. Artık Hamlet ile Othello´yu veya Shylock ile Malvolio´yu yerli yerine oturtabilecektim.
Hatta sevgili Yaşar Kemal "İnce Memet"in üçüncü cildini de yazınca, "Keşke biri çıksa ve ´İnce Memet´te Kim Kimdir´ diye bir çalışma yapsa" diye düşünmüştüm.
Evet... Keşke biri çıksa ve "Ergenekon´da Kim Kimdir" diye bir çalışma yapsa.
Ama bu çalışma "İddianame"de yazılmayanları da kapsar ve bir çeşit "Derin Devlet ve Sığ Medya Antolojisi"ne dönüşürse, acaba kaç cilt olması gerekir?

Ya doğru değilseler?
Ya bu iddianamede yazılanlar doğru çıkmazsa? Ya kanıtlanamazlarsa?
Soljenitsin´in "İlk Çember" romanını okuyanlar hatırlar.
Stalin döneminde çoğu mühendis olan siyasi tutuklular, Moskova´daki toplama kampında, telefonlardaki seslerden, konuşanların kimliklerinin anlaşılabileceği bir düzen kurmak için çalıştırılırlar.
Bu romanda asıl anlatılmak istenilen ise "Rus İnsanı"nın din, tarih, kültür arasındaki açmazlarıdır. Stalin´den hoşlanmazlar ama savaş gelince onun her emrini dinlerler. Romanın kahramanı Nerzhin sonuçta "İnsan bizim dilimizi konuşan herkes değildir" yargısına varır.
İddianamede yer alan sanıkların aralarındaki telefon konuşmaları kayıtlarını okurken, konuşan şahısların isimlerini unutun.
Nerzhin gibi hissetmez misiniz kendinizi?
Veya Çek yazar Milan Kundera´nın "Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği" romanını hatırlayın.
Bir yanda Çekoslovakya´nın yaşadığı 1968 Prag Siyasi Baharı ve arkasından gelen Sovyet müdahalesi vardır, bir yanda da Çek insanının kendi özel hayatındaki aşklar, ihanetler, bunalımlar, mutluluklar vardır.

Dayanılmaz hafiflik mi?
Komünist rejime muhalefet eden, bu arada eşini aldatan, metresi tarafından da aldatılan ve sonunda kendini İsviçre´de siyasi mülteci olarak bulan operatör doktor Tomas´ın arada kalmışlıklarını hatırlayın.
Aktif siyasetin içinde olmayan, yurt ve dünya sorunları ile ilgilenen, mesleğinin ve ailesinin sorunlarını çözmeye çalışan ortalama bir Türk insanının "Kapatma davası" ve "Ergenekon davası" arasındaki sıkışmışlığını ve özel yaşamlardaki bunalımlarını düşünürseniz, siz de Kundera gibi "Türk Olmanın Dayanılmaz Hafifliği" benzeri bir deneme yapmaz mısınız?
AK Parti iktidarının ülkeye şeriat düzeni getirmek istediğinden kuşku duyan kesimler arasında, acaba "Şu Ergenekoncular önce bu iktidarı devirselerdi ve sonra yakalansalardı" diye düşünenler var mıdır?
Veya Bodrum plajlarındaki ünlü kadınların üstsüz resimlerini yakalamak için nefes kesen bir yarışma içindeki bazı gazeteler, hukukun ve demokrasinin sabote edilmesinin amaçlandığı durumların çırılçıplak yakalandığı enstantaneler karşısında, neden hiç heyecan duymazlar?
Ya yazılan ve konuşulan her şey doğruysa?

Bir şiir
Bu yazıyı Shakespeare´in bir şiirini Can Yücel çevirisinden okuyarak noktalayalım:
"Vazgeçtim bu dünyadan ölüm paklar beni
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış
Ezilmiş, hor görülmüş emeği, göz nuru
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene
Doğruya doğru derken eğriye adın çıkmış
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen´e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama
Seni yalnız komak var ya o koyuyor adama"
 
 
 
 
   "Ne doğan güne hükmüm geçer, ne halden anlayan bulunur"
   Bazı durumlara ya alıştık ya da alışmış gibi yapıyoruz
   Her uçanı yakalamak için neleri yere atabiliriz?
   Devletliler eleştirilmeyi sevmez ama yerilmeye katlanır...
   Bazı siyasi zirvelerin içeriği ancak yıllar sonra bilinir.
   Hiç olmazsa pazar günleri gülmeyi deneyebiliriz..
   Kısır döngülerimizden çıkış yolları fazla değil ki..
   Cumhuriyetçiler bir anda saray protokolcüsü oluverdi..
   Kraliçe´nin ziyareti bilgilerimizi tazelemek için fırsattır
   Hıncal Uluç kaybederse tazminatı TMSF ödemeyecek mi?
   Arka sokakların ana yol olduğu bir dünyadayız...
   Katilleri yakalamakla da kınamakla da iş bitmiyor
   Siyasetin amatörü olabilirsiniz ama siyasete Fransız kalmayın..
   "İki Türkiye" değil, "Çok sesli tek Türkiye" var...
   Kimler geldi kimler geçti ve neler olmadı ki...
   Asıl tehdit küreselleşme değil
   İncir çekirdeğini doldurmak üzerine çalışmayalım...
   Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...


Gündemdeki Konular
» Köy Ödemeleri
» Ergenekon

Ekonomi Köşesi

» Editörden

» Ekonomi Sözlüğü

» Forex Hakkında

» Teknik Analiz

» Borsa Sözlüğü

» Enflasyon Nedir

» Dünya Ekonomisi

» Kütüphane

Doviz Kurları
1 EUR : 1,753 YTL

1 USD : 1,190 YTL

Ercan Kumcu Düşük döviz kurlarının müptelası oluyoruz
Ercan Kumcu
Asaf Savaş Akat Siyah kuğu
Asaf Savaş Akat
Mehmet Barlas Türk olmanın dayanılmaz hafifliği üzerine çeşitlemeler
Mehmet Barlas


Anket
Döviz kurlarındaki artış sürer mi?

Artış devam edecektir. (367)
Artış duracaktır. (177)
Artış duracak azalışa geçecektir. (178)


Mahfi Eğilmez Küresel piyasada oyun oynamak
Mahfi Eğilmez
Hıncal Uluç Galatasaray´a üye olmak serbest kalmalı..
Hıncal Uluç
Güneri Cıvaoğlu Kutudan Çıkın
Güneri Cıvaoğlu

  Link Köşesi

» Mankenler

» Magazin

» Videolar

» Sibel Kekilli

» iddaa

» Seçim 2009

» Ak Parti

» Sağlık Danış

» News


 

     Firefox 2 Hosting Hizmetleri TOPlist