| Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim |




Çok Okunanlar
  Altına yatırımın tam zamanı
  Kim ne kadar maaş alacak?
  Kart ücretinde karmaşa
  3 bin 200 dk. ücretsiz konuşma
  Bankasız havale hizmeti
  Kredi kartı sahiplerine müjde!
  Memur hayal kırıklığına uğradı
  Erkekler için külotlu çorap
  Hükümetten memura öneri
  İstanbul´da dev Afrika zirvesi

Rastgele Etiketler
Abdulkadir Özcan
Gisele Bündchen
Devlet Bahçeli
Hüsnü Şenlendirici
Murat Karayalçın
Emmanuelle Beart
Giresun
SKODA
Başbakan Tayyip Erdoğan
Shakespeare
Ziraat Bankası
Savunma Sanayii
Ahu Tuğba
Arçelik
Arzu Balkan
Mustafa Altıoklar
Sevda Demirel
Peker Açıkalın
Pınar Aylin
Tony Blair




Her uçanı yakalamak için neleri yere atabiliriz?

Mehmet Barlas

email : mbarlas@sabah.com.tr



05.06.2008
Yine sevgili Selmi Andak´ı hatırladım.
Cumhuriyet gazetesindeki yıllarımda, besteciyazar Selmi Andak´ın yazı işleri odasına her girişinde yaşadıklarına tanık olur ve her seferinde gülerdim.
Selmi Andak´ın her topa çıkmak gibi kötü bir huyu vardı. Havada uçuşan her şeyi yakalamaya çalışırdı.
Onun bu huyunu değerlendiren yazı işleri mensupları da, hazırlıklarını yapar ve odaya girmesini beklerlerdi. Herkes önlerindeki sigara izmaritleriyle dolu küllüklerle, su dolu bardaklarla, kadrat cetvelleriyle ve çeşitli cisimlerle, Selmi Andak´ın odanın kapısından içeri girmesini beklerdi.
Selmi Andak bir elinde son yazdığı yazısı, diğer elinde çay bardağı, koltuğunun altında çantası veya portatif daktilosu ile odadan içeri girince, herkes ona sigara tablalarını, su bardaklarını ve her şeyi atmaya başlardı.
O da havada kendisine doğru uçuşan çeşitli cisimleri yakalamak için ellerindekileri yere fırlatır ve Yugoslavya´nın efsanevi "Kedi Kaleci"cisi Beara gibi sağa sola uçuşarak plonjonlar yapardı. Küllüğü yakalar, sonra onu da yere atıp, bardağa doğru dalardı.
Aradan geçen yılların ardından sevgili Selmi Andak´ın, "güzel ve yalnız ülkem" Türkiye´ye benzediğini görebiliyorum.
Bizim toplumsal beynimiz de, hepimizi her topa çıkmaya yönlendirmiyor mu?
Birisi laikliği atınca, demokrasiyi yere fırlatıp onu yakalamaya çalışıyoruz. Ulusalcılığın havada uçtuğunu görünce, Batılılığı bırakıp ona dalıyoruz. Yargıyı tutmak için yasamayı, çeteleri yakalamak için parti kapatmayı, parti kapatmayı sağlama almak için Avrupa Birliği´ni, başörtüsü için siyasi dengeleri, polemik için nezaketi, hakaret etmek için görgüyü yere fırlatmaya her an hazırız.
"Rejim" denilince bunun "Cumhuriyet-Demokrasi-Laiklik" üçlüsünün ayrılmaz birlikteliğinden oluştuğunu bir türlü benimseyemedik.

Kuvvetler ayrılığı mı?
"Kuvvetler Ayrılığı"nı askeri geçiş dönemlerinde "Hava-Deniz Kara Kuvvetleri" biçiminde algılardık. Şimdi de "Anayasa Mahkemesi-Yargıtay-Danıştay" bazılarımız için kuvvetler ayrılığını ifade ediyor.
Cumhuriyet´in kurulduğu günden beri var olan "Kürt realitesi"ni, olay ancak bölücü terör boyutuna gelince kabullendik. Ama her an bu realiteyi de, güncel durumlara göre görmezden gelmeye hazır durumdayız.
Ekonomik istikrarı ve sürekli büyümeyi, siyasi krizleri yakalamak için yere atmaya her zaman hazırız.
İç politika ile dış politikayı aynı anda elimizde tutmamız mümkün değil.
"Yobaz"lar için "inanan"ları, atanmışlar için seçilmişleri feda edebiliriz.
Yeter ki birileri toplumsal gündemimize bir şeyler atmaya karar vermiş olsunlar.
Pire için yorganı yakmaya bile her an hazırız.
Selmi Andak bir gün bir çay fincanını yakalamak için elindeki daktiloyu yere atmıştı.
 
 
 
 
   "Ne doğan güne hükmüm geçer, ne halden anlayan bulunur"
   Bazı durumlara ya alıştık ya da alışmış gibi yapıyoruz
   Devletliler eleştirilmeyi sevmez ama yerilmeye katlanır...
   Bazı siyasi zirvelerin içeriği ancak yıllar sonra bilinir.
   Hiç olmazsa pazar günleri gülmeyi deneyebiliriz..
   Kısır döngülerimizden çıkış yolları fazla değil ki..
   Cumhuriyetçiler bir anda saray protokolcüsü oluverdi..
   Kraliçe´nin ziyareti bilgilerimizi tazelemek için fırsattır
   Hıncal Uluç kaybederse tazminatı TMSF ödemeyecek mi?
   Arka sokakların ana yol olduğu bir dünyadayız...
   Katilleri yakalamakla da kınamakla da iş bitmiyor
   Siyasetin amatörü olabilirsiniz ama siyasete Fransız kalmayın..
   "İki Türkiye" değil, "Çok sesli tek Türkiye" var...
   Kimler geldi kimler geçti ve neler olmadı ki...
   Asıl tehdit küreselleşme değil
   İncir çekirdeğini doldurmak üzerine çalışmayalım...
   Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...


Gündemdeki Konular
» Köy Ödemeleri
» Ergenekon

Ekonomi Köşesi

» Editörden

» Ekonomi Sözlüğü

» Forex Hakkında

» Teknik Analiz

» Borsa Sözlüğü

» Enflasyon Nedir

» Dünya Ekonomisi

» Kütüphane

Doviz Kurları
1 EUR : 1,753 YTL

1 USD : 1,190 YTL

Ercan Kumcu Düşük döviz kurlarının müptelası oluyoruz
Ercan Kumcu
Asaf Savaş Akat Siyah kuğu
Asaf Savaş Akat
Mehmet Barlas Türk olmanın dayanılmaz hafifliği üzerine çeşitlemeler
Mehmet Barlas


Anket
Döviz kurlarındaki artış sürer mi?

Artış devam edecektir. (367)
Artış duracaktır. (177)
Artış duracak azalışa geçecektir. (178)


Mahfi Eğilmez Küresel piyasada oyun oynamak
Mahfi Eğilmez
Hıncal Uluç Galatasaray´a üye olmak serbest kalmalı..
Hıncal Uluç
Güneri Cıvaoğlu Kutudan Çıkın
Güneri Cıvaoğlu

  Link Köşesi

» Mankenler

» Magazin

» Videolar

» Sibel Kekilli

» iddaa

» Seçim 2009

» Ak Parti

» Sağlık Danış

» News


 

     Firefox 2 Hosting Hizmetleri TOPlist